Anasayfa » Turizm
 
Turizm Yazdır e-Posta

Turizm, bir ülkenin tanıtımındaki en önemli faktördür. Ekonomik gelişmeyi etkileyici, yurt içi ve yurt dışı sermaye hareketlerini hızlandıran, kültür hareketlerini yoğunlaştıran önemli bir kaynaktır.

Turizm sosyal ve ekonomik bir olaydır. Turizme önem veren ülkeler, sahip oldukları kaynakları en iyi şekilde değerlendirme gayreti içindedirler.

Yöremiz turizm kaynakları bakımından özellikle doğal güzellikler- zengin bir hazinedir. Bu doğal güzellikler ve kültürel değerler ile insanımızın yaradılışında varolan konukseverlik yöre turizminin gelişmesi için önemli bir unsurdur.

Ulaşım olanaklarının hızla gelişmesi, iletişim araçlarının yaygınlaşması yöremizin tanıtımında önemli rol oynamaktadır. Ayrıca son zamanlarda gelişen dağ turizmi gelişmeyi büyük ölçüde etkilemektedir.
Yöremizin tarihsel zenginliği, doğal güzellikleri, ılıman iklimi, temiz ve doğal plajları, az tuzlu berrak denizi, sahilden başlayıp yukarılara kadar uzanan gür ormanları, fındık bahçeleri, yemyeşil yaylaları yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmiştir. Gerçi Karadeniz sahil yolunun genişleme çalışmaları kıyı şeridini çirkinleştirmiştir. Ancak yol inşaatı bitince bu çirkinlikler zamanla güzelliğe dönüşecektir.

Doğal güzellikleriyle yüksek potansiyele sahip olan bölgemizde ormanların, yaylaların, denizin yanısıra; bol akarsuları, alabalık dolu gölleri, derinden gelen soğuk kaynak suları ve mesire yerleriyle insanları stresten uzaklaştıran yaşama sevincinin yeniden doğduğu bir cennet köşesidir yöremiz.

Yabancı bir gezginci, (Paul Brand) tüm dünyayı dolaşır ve ülkesine döndüğünde dergisine bir yazı yazar. Bu yazıda: “Tüm dünyayı dolaştım, bir çok güzellikler gördüm. Ancak Türklerin ülkesinde Hopa’dan başlayıp Samsun’a kadar devam eden o doğa harikası güzelliği hiçbir güzelliğe değişmem. Bu güzelliği hiçbir yerde bulamazsınız, denizle karanın, mavi ile yeşilin birleştiği o güzel cennet köşesini seyretmeye doyamazsınız.” demiştir.

İlçemizi turizm yönünden incelerken Çaykara-Dernekpazarı-Hayrat ilçeleri ile birlikte düşünmek gerekir. 1948 yılına kadar Çaykara, 1990 yılına kadar Dernekpazarı ve Hayrat ilçeleri Of’a bağlı birer belde olduklarından ve yakınlıkları nedeniyle bu yöreleri bir bütün olarak değerlendirmek gerekir.

İlçemiz ile turizm bölgeleri oldukça yakındır. İlçemiz: Çaykara-Uzungöl beldesine 45 km, Sultan Murat Şehitliğine 55 km, Ayder yaylalarına 110 km uzaklıktadır. Buralardaki turistik tesislerde yöre yemekleri (kuymak, muhlama, mısır ekmeği, süzme yoğurt, yayık yağı, kara lahana) ile et ve alabalık zevkle yenebilir.

Uzungöl, Ofluların en çok gittiği turizm beldesidir. Çevresi gür ormanlarla kaplı, masmavi bir göl ve doğaya uygun konaklama tesisleriyle stres atmak için gidilebilecek görülmeye değer bir doğa harikasıdır.

Çevremizde en önemli tarihi eserlerden biri Cenevizliler tarafından yapıldığı bilinen Of kalesidir. Yine milli kültürümüzün köşe taşlarından olan eski evler, konaklar, serenderler Karadeniz’e özgü yapısı ve güzellikleriyle kıyılarımızı süslemektedirler. Ayrıca tarihi Kiremitli (Hapsiyaş) Köprü, Baltacı Deresinde Liçöz Köprü kalıntısı, Çoruk Kalesi, Erenköy (Çoruk) İfira Köprüsü ve Sugeldi Taş Köprü tarihi özelliği olan camilerimiz (Keler Camii, Yukarı Saraçlı Camii, Bölümlü Mithat Paşa Camii, Serindere Camii, Sugeldi Aşağı Mahalle Camii, Sarıkaya Köyü Merkez Camii, Korkut Köyü Merkez Camii vb) savaş yıllarında kazılmış siperler, Kilise kalıntıları, Uğurlu kasabasında Gümüşhanevi Kütüphanesi ve altı asırlık çınar ağacı, Ballıca beldesindeki taştan oyularak yapılmış çeşme, Eskipazar beldesindeki su arkı ve uluların türbeleri yöremizin tarihi eserleridir.

ZİYARET YERLERİ YATIRLAR-ŞİFALI SULAR

A-Yatırlar
Sözlük anlamıyla yatır; olağan üstü güce sahip, insanlara yardım ettiğine inanılan evliyaların mezarlarının bulunduğuna inanılan yerdir. Bu yerler halk için ziyaret yeridir. İplik bağlamak, mum yakmak, kurban adamak gibi inançlar bu yatırlar etrafında gerçekleşir.
İnsanlar, istek ve arzularının gerçekleşme zorluğu ve imkansızlığı karşısında büyüleyici veya kutsal olduğuna inandıkları varlıklara dua ve niyazda bulunurlar. Anadolu’nun hemen her bölgesinde yatır, ziyaret, türbe ismi ile isimlendirilen mezarlar bulunmaktadır. Bu mezarlara ve türbelere bazı hastalıkların tedavisi veya bazı dilekleri gerçekleştirilmesi için gidilir. Bu inançların anıt mezar yapılar İslam kültürü ile önem kazanır. Bu inanç ve uygulamaların kökeninde İslam’ı benimseyen toplumların eski çok tanrılı inanç ve töreleri yatar.

Yatırları ziyaret etmede kesin bir çizgi çizmek mümkün değildir. Yatırlara çok değişik amaçlar için gidilebilir. Örneğin; çocuk olmasını sağlamak, cin çarpmasını önlemek, nazar değmesini gidermek, kısmet açmak gibi.
İlçemizde tespit edilen yatırlar:

1-Maraşlı Hasan Efendi Türbesi

Türbe Of ilçesinin doğusunda merkeze 5 km uzaklıkta, Eskipazar beldesinde, Kavak Camii’nin yanında Iran transit yolu üzerinde bulunmaktadır. Of’ta İslamiyeti yayan Maraşlı kardeşlerden biridir. Şeyh Osman Efendi’nin mezarı Çaykara’nın Paçan (Maraşlı), Mehmet Efendi’nin mezarı Yente köyündedir.

2-Mehmet Rüştü AŞIKKUTLU Türbesi (1900-1980)

Türbesi Of ilçesinin 17 km güneyinde Uğurlu (Çifaruksa) kasabasının merkezinde yer alan Uğurlu Camisi önünde bulunmaktadır.
Alim bir zat olarak bilindiğinden ölümünden sonra kabri pek çok kimse tarafından ziyaret edilmektedir.

3-Mehmet Efendi’nin Kabri

İlçe merkezinin 7 km güneydoğusunda yer alan Yazlık köyünün 500 km batısındadır.
Ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber 1. Dünya Savaşı’nda Of Muharebelerinde şehit düştüğü sanılmaktadır. Halk bu kabirde şehit bulunduğuna inandığı için burayı ziyaret etmektedir.

4-Hacı Ahmet Efendi’nin Kabri (1859-1959)

Of ilçesinin 15 km güneyinde yer alan Gürpınar Kasabası’nın merkezine 500 m batı tarafında Gürpınar Camii’nin kıble yönünde bulunmaktadır.
Zamanında Of’ta ilim ve takvasıyla meşhur olduğundan yöre halkı kendisine olan sevgi ve saygısından kabrini ziyarete gelirler.

5-Kiraz Köyündeki İki Şehit Mezarı

Of’un batısında merkeze 5 km uzaklıktaki Kiraz köyünün batısında ve güneyinde iki şehit mezarı bulunmaktadır. Batısındaki köy merkezine 1.5 km, güneyindeki ise 2 km uzaklıktadır. Bu kabirlerde yatanların isimleri bilinmemekte ve Of muharebelerinde şehit düştükleri sanılmaktadır.

6-Sultan Murat Şehitliği

Çaykara’ya bağlı Ataköy beldesinin Sultanmurat yaylasında bulunmaktadır. Bu kabristanın içerisinde bir yüzbaşı, 69 asker bulunmaktadır. Rus harbi sırasında şehit olmuşlardır.
Şehitlik özellikle ziyarete açılış tarihi olan 23 Haziran ile ziyarete kapanış tarihi 21 Ağustos arasında daha sık ziyaret edilmektedir. Halkın burayı ziyaret etmedeki maksadı bu kabristanda bulunanların şehit olmasındandır.

Kabristan, Allah’u Teala’nın kendi uğrunda savaşanları mükafatlandırdığından onları hürmetle anıp, ziyaret edenleri de mükafatlandıracağı ve bu sayede Allah’ın rızasına nail olunabileceği düşüncesiyle ziyaret edilmektedir.

7-Coş Litroba Suyu

Of’un güneyinde 5 km uzaklıkta Ballıca köyünün 3.5 km kuzey yönünde bulunmaktadır. Bu su az miktarda olup kaynak suyudur. Özellikle kadınlar burayı ziyaret etmekte ve ziyaret esnasında üzerlerindeki elbiselerden kopardıkları iplik, yama gibi şeyleri bu suyun etrafında bulunan ağaçlara asmaktadırlar.

Bu ziyaretler çocuğu olmayan kadınların çocuk dilemesi, evlenemeyen genç kızların evlenmeyi dilemesi gibi birçok değişik amaçlarla yapılmaktadır.

Bu suyun neye dayanarak kutsallaştırıldığı ve ne zamandan beri ziyaret edildiği bilinmemektedir, ancak son zamanlarda bu suya gösterilen ilgi azalmıştır. Her yıl 22 Haziran’da litroba günü adıyla düzenlenen piknik dolayısıyla ziyaretler özellikle bugüne has kılınmıştır.
“Türklerde veli tipinin tarihi başlangıcını Şamanist döneme kadar götürmek mümkündür. Türk şamanlarının haber verme, hastaları iyileştirme, ateşte yanmama gibi olağanüstü özellikleri olduğu inancı. İslamiyet’ten sonra ortaya çıkan veli tiplerinde bu özellikler beklenmemekle beraber, onlar hakkında anlatılan efsaneler ve gösterdikleri kerametlerden sıradan insan olmadıkları sonucu çıkarılmak istenir.

13-14. yy.’daki veli tipinin prototipini Dede Korkut oluşturmaktadır. Çünkü Oğuzların ona danışmadan bir iş yapmaları mümkün değildir. Bu dönemde Dede Korkut, Sibirya, Kırgız, Türkistan ve diğer sahalarda ortak bir şahsiyet olarak karşımıza çıkar. Veli tipi özellikle Ahmet Yesevi tarafından Yesevilikle birlikte göçebe ve yerleşik çevrelerde yayıldı. Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana gibi Anadolu’da veli adıyla ünlü kişiler bazı yatırların, türbelerin ortaya çıkmasını sağladı. Anadolu’nun pek çok yerinden gelen insanlar bu yatırları ziyarete başladı. Böylece Anadolu’nun her köyünde, her kasabasında yatırlar çıktı.

Kabirlere, türbelere ve ziyaret yerlerine aşırı bağımlılık ve tutku ilk dönem efsanelerinden (halk inançlarından), bilhassa da eski Hristiyanlıktan geçmiş. Ortaçağ Hristiyanlarının adım başına bir savma (lekke, özel tapınakları) her şehirde bir velileri vardı.

Cahil insanlar velileri ziyaret etmek ve kutsal yerlere adak vermekle affolunacaklarına inanıyorlardı. Türbe ve yatırlarla ilgili olarak halkımız arasında yaygın olan batıl inançlar din adamlarımız tarafından engellenmeye çalışılmaktadır.

İslamiyet’in ortaya çıkışıyla beraber bu tip asılsız şeyler, ortadan kalkmaya başlamıştır. Ancak, Abbasilerin son dönemlerine doğru, bu tip inançlara daha yenileri de eklenerek İslamiyet’e sokulmaya çalışılmıştır. Sultanlar döneminin sıkıntılı zamanları dini, esasından sarsacak hurafelerin yayılmasına ve umumileşmesine yardımcı olmuştur.”

BuzzFacebookTwitter